| Ilk çağ tarihinden Hititlere kadar olan dönem | |
|
İLK ÇAĞ SİVEREK TARİHİ Anadolu'da bilinen ilk tarihi devir Tas Devridir.Madenlerin bilinmedigi bu çag, Eski ve Yeni Çag Tas Devri olmak üzere ikiye ayrilir.Bu devri Kalkolotik dönem(Bakir-Tas Dönemi)izler. Daha sonra Tunç çaginda bakir ve kalay karisimiyla daha dayanikli hale getirilmis madeni esyalar yapilmaya baslanmistir.Tunç çagi erken, orta ve geç olmak üzre üçe ayrilir. Siverek çevresinde yapilan kazi çalismalari bölgenin ilk çag tarihi hakkinda bilgiler vermektedir.Ancak yapilan kazi çalismalarinin az olusu dolayisiyla bugün için Siverek tarihi tam olarak aydinlatilmamistir. Bubunla beraber az sayidaki kazi çalismalarindan ve yüzey arastirmalarindan Kalkolotik dönemle ilgili önemli bilgiler ortaya çikarilmistir. Hassek Höyük'te yapilan kazi çalismalari burada yasayan kavimler hakkinda bilgi vermektedir. Yapilan kazilar sonucu "Anadoludaki ilk Sümer yerlesmesinin" burada oldugu ortaya çikarilmistir. Adi geçen kazilarda M.Ö 3400'lü yillarda Hassek Höyük'e gelen göçmenlerin tümüyle Güney Mezopotamya gelenegine bagli konutlar yaptiklari saptanmistir. Tas temeli olan konutlarin kerpiç duvarlari tipki Güney mezopotamyadaki Uruk yerlesmesindeki gibi pismis topraktan mozaik çivilerle bezelidir. Sokaklar yuvarlak çakillarla kaplidir.Yerlesme bir sur içerisindedir. Kazi çalismalari sonucu Höyüklerden ve yüzey arastirmalarindan elde edilen bilgiler Siverek ve çevresinde yasamin M.Ö. 5000-3500 yillari arasinda basladigini ortaya koymaktadir. SÜMERLER Mezopotamyanin en güçlü medeniyetlerinden olan ve yazinin icadiyla tarihte önemli bir yere sahip olan Sümerler Anadoluda bilinen ilk yerlesmelerini Siverek'te yapmislardir. Siverek çevre köylerinde yapilan kazi çalismalari Sümerler'in Firat Nehri kenarlarina yakin bölgelerde yakin siteler olusturduklari ortaya koymaktadir. Sümer Krali Logazekis M.Ö 2850 yilinda bölgeyi almistir.Ayni dönemlerde Samiler ve Elamlarin da bu bölgede çesitli siteleri mevcuttur.Bölgelerde adi geçen bu sehir devletlerinden Haldizima:Siverek ve çevresinden ibarettir. Merkezi Kinaba yani Siverek Kasabasidir SUBARTULAR M.Ö. 3000'li yillarda bugün Yukari Mezopotamya olarak bilinen Firat, Dicle Nehirleri arasinda kalan bölgeye Subartu(irmaklar Arasi)denmektedir.Savasçi oymaklari ise Sabaru denmekteydi. Bu bölgenin ilk medeni ahalisi Subarulardan sayilan Hurri'lerdir. Hurri Babil dilinde "magara" anlamina gelmektedir. Hurri sehrinin bugünkü Urfanin yerinde oldugu kabul edilmektedir.Bölgenin güçlü kavmi olan hurriler Zagros daglarindan Güneydogu Anadolu ve Suriye Arasindaki bölgeye hakim olmuslardir. Mezopotamya Bölgesi Babil'in birinci hanedaninin büyük Amorit Krallarinin egemenliginde birlesmis durumda iken dedesinin yerine Hitit Krali olan Mursili Doguda Firat ve ötesindeki zengin topraklara yürüdü. M.Ö 1595 yilinda Babil düstü ve Amorit hanedanligi sona erdi.Kral Mursil döneminde Suriye ve Mezopotamya'nin tümü alindi. Bu dönemde Mezopotamya bölgesinde Hurrilerin de dahil oldugu çok sayida küçük kralliklar bulunmakta idi.Ancak bölgenin hakimi Hitit Krali Mursil'in, Hantili tarafindan öldürülmesi Hititler için felaketin baslangici olmustur. Hititlerin güneyde ele geçirdikleri topraklar Hurriler tarafindan geri alindi. Anadoluda birbirinden bagimsiz kent topluluklari Hattusas krallarinin etkisiyle birlesince, Hititler imparatorluk olmuslardir.Hurriler Hititlerin idaresinde güçlendiler.Ancak bu sefer kuzey Mezopotamyada Mitanni adinda basa çikilmasi güç bir ulus ortaya çikti. Uzun Müddet Hurri adi altinda yasayan boylar M.Ö. 2000 ortalarinda biri Hurri digeri mitanni adi altinda iki konfederasyona ayrildilar.Küçük bir birlik olan Mitanni Kralligi yavas yavas Hurriler aleyhine genisledi ve sonunda onlarin yerine egemen oldular.Mitannilerin Siverek ve çevresinde etkin olduklari bilinmektedir. MİTANNİLER M.Ö 16. Yüzyıl sonlarında Hurri Krallığını ortadan kaldıran Mitanilerin ülkesi bir yandan Kuzey Suriye üzerinden Kenan İline, öte yandan Fıratın toros silsilesindeki dar geçitlerine varan dağlık sahaya ve oradan da Malatya bölgesine kadar yayılmıştır. Harran, Urfa, Halep, Antakya, Kadeş gibi şehirler Mitanni eğemenlği altına girmişlerdir. Diyarbakır Bölgesinin kuzeybatı ve güneybatı bölümü de Mitanni ülkesinin sınırları içerisinde kalıyordu. Mitanniler Waşşugani şehrini merkez edinmişlerdi. Waşşugani şehri soyluların ve komutanların oturduğu bir şehirdi. Waşşugani şehrinin yerini tarihçiler ve arkeologlar şehrin kalıntıları bulunmadığından tam olarak tespit edememişlerdir. Bazı tarihçiler tarafından Resulayn, yani bugünkü Ceylanpınar olduğu iddia edilse de, Ceylanpınar ve çevresinde yapılan kazılarda ve çalışmalarda Mitanniler ile ilgili hiçbir kanıt bulunamamıştır.bugünkü Harran, Urfa, veya Siverek yakınlarında olabileceğine dair iddialar bulunmaktadır. Siverek Mitanniler döneminde önemli bir kent devleti olduğu ortaya çıkan belgelerden anlaşılmaktadır. Hitit Kralı 2.Amenophis M.Ö.1450-1425 Mitanni'de güçlü bir direnişle karşılaşınca, Kuzey Mezopotamya ve Suriyeden eline çekmek zorunda kaldı. Mısırlılar ve Mitanniler anlaşarak birleşik devletler kurdular. Şuppilulima Hitit Kralı oluncaya kadar Hititlere zorluk çıkardılar. Şuppilulima başa geçtikten sonra Fıratı geçti ve mitannilerin başkentine saldırdı. (M.Ö 1365)Ancak bu dönemde ele geçiremedi.M.Ö.1340 yılında tekrar bölgeye gelen Şuppilulima Mitanni ülkesini kendine bağlamıştır. Şuppilulima ölünce yerine oğlu Arnuvandas geçmiştir. Ancak Kral Arnuvandas 2 yıl yaşamıştır.Kral Arnuvandas döneminde Mitannilerle İsmerika(siverek)antlaşması yapılmıştır. Mitanni ülkesinin önemi Asur ve Hitit devletleri arasında tampon bir devlet olmasıydı. Mitanni kralı 2.Suttarna öldükten sonra Mitanni ülkesi tahtın varisleri arasında paylaşıldı. HİTİLER Anadolu'nun tunç Çağının ilk toplulukları araştırıldığında arkeologlar çok sayıda kültür belgesi saptanmıştır. Bu tespit o dönemde Anadolu'da çok sayıda göçebe hayat tarzına sahip toplulukların varlığı ile izah edilir. Anadolunun değişik bölgeleri arasında çok belirgin kültür farklılıkları vardır. Bu farklılıkların özünde Anadolunun o dönemlerde çok sayıda kapalı siyasal bölgelerden oluşması yatmaktadır.Hitit Devletinin ismi mezopotamya kaynaklarında "Hatti", Mısır kaynaklarında ise "Kheta" olarak geçmektedir. Asur çivi yazılarında Anadolu'dan bahsedilirken de Hatti ismi kullanılmaktadır. Orta Anadoluda Antik kapadokya ilk gelen Hitit boylarının, kurmuş oldukları şehirler ve çevresindeki topraklarıyla egemenlikleri oranında ülkeye doğuda fırat nehrine, batıda Sakarya ve Porsuk nehri yöresine, kuzeyde Kızılırmak sınırlarına, güneyde ise Akdeniz'e kadar Toros ve Antitoros eteklerine dek yerleşmelerine genişlettiklerini yazılı belgeler ve maddesel kalıntılar ortaya koymaktadır. Hitit Devleti, başka bir deyimle Hitit İmparatorluğunun güçlü ve erkinin doruğunda (M.Ö.1385-1250) politik denetim alanını Suriye'de Kadeş şehri yöresine kadar genişletmiş olduğu, Hitit ve Mısır kökenli yazılı belgelerde saptanmıştır. Hitit Konfederasyonuna dahil olan devletler Anadolu ve Suriye bloku olmak üzere iki grupta toplanmaktadır.Anadolu grubuna Mitanni ve Hurri Krallıkları da dahildir. Siverek bu dönemde Mitanni hakimiyetinde önemli bir kent olup, Hititler ile Mitanni arasında yapılan mücadele ve antlaşmalara sahne olmuştur.Hititlerle ile ilgili bildiklerimizin coğu Bogazköy'de ortaya çıkarılan Hitit Devleti arşivlerinden gelmektedir.Bu belgelerin coğu özellikle komşu devletler ile yapılan anlaşmalardan oluşmaktadır. Yapılan Anlaşmalardan biri de İsmerika(Siverek) anlaşmasıdır.İsmerika O dönemlerde önemli kentlerden birisidir. İSMERİKA SİVEREK ANLAŞMASI Hitit imparatoru Şuppiluliuma'nın ölümünden sonra yerine büyük oğlu Arnuwandas geçer ve İsmerika(Siverek) ile bir anlaşma yapar.Bu dönemde İsmerika açıkça kısmı devlet Mitanni krallığının topraklarını Kurtiwaza(kili-Teschup)geri almıştır.Fakat Kurtiwaza, Hititlerle yapılan anlaşma sırasında hayatta değildi. Onun henüz erğenlik çağına gelmemiş bir varisi (oğlu) vardı.Bu tek varisin yerine 15 erkeğe yönetim için and içtirilmişti.Ancak biri Zaplippa'dan ve biri İrrite'dendi.Bu erkekler Kizzuwadna'nın çeşitli bölgelerinde hüküm sürmekteydi. Bu bölgeler tamamen Hitit kralının elinde idi.Onlarda muhtamelen Waşşugana'nın belirli bölgelerine tayin edildiler.Burada adı geçen yerlerin, bugün nerelere karşılık kullanıldıklarını saptamak mümkün değildir. Hititler ve Mitanniler arasında yapılan anlaşmanın Türkçe metni aşağıdaki gibidir. İSMERİKA ANLAŞMASI Takip eden konuşmada Arnu, Büyük Kral, Hatti ülkesinin kralı dediki, Bunu Tanrı'nın yemin altında yaptım. Sen Kral, Kraliçe ve prensin karşısındaydın ve sevgiyi muhafaza ettin Hatti'da..ve gör yüzlerce şahidi... Güneş Tanrısı Arinna, Hava Tanrıları Zabada, Halab, Harpat, Gökyüzü ve Yeryüzü kral ve kraliçeler (bunlar Şahitler) çevre ülkerden herhangi biri bu baba, anne, ağabey, veya kızkardeş mülteci olarak gelebilir. Mültecilerden önce Hatti ülkesinden nefret etmeyin. Ordu Zaltaija'yı her durumda askerlerimizin üzerine çevirir, onları korurlar, fakat onlardan başka korumayın Sadece kendinizi korumanız iyidir. Eğer sizden önce onu korursa, kötü konuşan kim olursa olsun kimse onu saklamayacak ve onu teşhir edecektir. Eğer ülkenin ortasında bir şehir, İsmerika Halkı, sivil halk yıkıma uğrarsa siz mejestelerinin liderliğinde koyun ve keçileri alın.eğer şehin ortasında bri ev varsa ve bu ev içindeki erkeklerle olur. Sizin ağır silahlı askerlerinizle ilgili olarak geçmiş zamanlarda her seferinde İsmerika'dan yüz elli kişi geldi. Şimdi ben bir kısıtlama getiriyorum.Sizin için bu altmış silahlı askeri belirtmek için Ama sadece özgür olanların yürümesi için. Bir köle veya paralı asker silahlı kuvvetlere gönderilmeyecek ve bu yemin altında olacak ama ülke yeniden büyürse daha fazla silahlı asker gönderilecek Şimdi gör İsmerikalı insanlar bu yeminle birleşirler ve ileride kral , kraliçe, prenses ve Hatti ülkesini korurlar. İleride sizin çocuklarınız da kralın çocuklarıyla torunlarınızda kralın torunlarıyla bu yeminle bağlanır.Ve siz İsmerika halkı bu yemini ettiniz. Bu yemine sizin eşleriniz ve çocuklarınız da dahildir. Kim bu yemini bozarsa hazırlanıp onun evi yerle bir edilir. Evi tarlası, Bağlar dahil olmak üzere yakılır. Yukarıdaki anlaşma özetle şu olaylardan bahsetmektedir. (yönetime getiriln Erkekler, Hitit ülkesinin Kralını, kraliçesini ve onların çocuklarını korumak üzere yemin ettiler. İsmerikanın askeri gücünün Takviyesi ülkedede cereyan eden aksilikler nedeniyle, şimdiki gücün beşte ikisi ile sınırlandırıldı. Yani 150 seçkin erkek yerine, 60 erkekle sınırlandırıldı.Ancak bunların köle yada paralı asker olması gerekir. Çünkü Arnuwundas bunlardan bayrağa saygı beklemiyordu. Mülteciler İsmerika halkını korkutmamalı, aksine onun ordusunun düzenine uymalıdır.Eğer bir kent, ev yada tek bir adam(erkek) sadakatsizleşir ya da suç işler ise suçlu erkek öldürülmeli, şehir imha edilmeli, tebaa ve köleler Hitit Kralına gönderilmeli, Fakat davar İsmerika halkı tarafından alıkonulabilir. Bunlar yani yukarıda belirtilenler, Hitit mitanniler arasında olan sözleşmenin bize ulaşabildiği kadarıyla en önemli hükümleridir. Hititler ele geçirdiği bölgeyi iyi yönetememiştir.Kendilerine bağlı krallıkların ihtiyaçlarına cevap veremediklerinden yıkılmışlardır. Hititler yıkıdıktan yarım yüzyıl sonra Marmaradan doğuda Asur topraklarına kadar iç Anadolu'nun tümünü kapsayan Friğ krallığı kuruldu.Friğler Asur kaynakalarında "Muşkiler" Olarak geçmektedir. Bunlar Kuzey Suriye ve Mezopotamya sınırlarında dağlık bölgede yaşıyorlardı ve Asurlular ile çok uzun süre bir mücadele etmiş. Bazen de onlarla ortaklık kurmuşlardır.
Tarihi ve Kültürü ile Siverek Kitabindan Alıntıdır. "Tarihi ve Kültürüyle Siverek" Ramazan Özgültekin, Hüseyin Demirbag ,Ekrem Akman ,Kadir Sun Siverek Kaymakamligi Yayinlari No:4 Haziran 2003
|