Son Haberler
Pazar, 05 Eylül 2010
Siverek Tarihi
Tarihçilerin genel ifadesiyle Mezoptamya "Tarihin Şahidi" dir. Dünya üzerinde bu kadar çok savaş yaşandığı başka bir bölge yoktur. Pek çok sayıdaki medeniyete ev sahipliği yapmış olan Mezopotamya Bölgesi, tarihin hiçbir döneminde önemini kaybetmemiştir.Bu önemini fırat ve Dicle'nin ortasındaki verimli topraklarına borçludur.Burası, biraz güçlenen devletlerin ele geçirmek istediği bölgelerin başında gelmiştir Tarih boyunca her iki nehre yakın yerlerde önemli kentler kurulmuş ve sağlam kaleler yapılmıştır. Tarihin en kanlı savaşları bu bölge için meydana gelmiştir. Hititler, Asurlar, Mitanniler, Akatlar, Urattular, Medler, Persler, Romalılar, Bizansızlar, Eyyubiler, Selçuklar, Mogollar, karakoyunlular, Akkoyunlular ve Osmanlılar bu topraklara sahip olmuştur. Bölge Osmanlı idaresine girdikten sonra uzun yıllar savaşsız bir dönem geçirmiştir..  Günümüzde bu bölge(Mezopotamya) Türkiye, Irak ve Suriye'nin Sınırları içerisinda kalmaktadır. İşte Siverek Dünya Coğrafyası Açısından bu kadar önemli bir bölgenin merkezinde yer almaktadır. Tarihin ilk çağlarında Siverek ve çevresi değişik isimlerle anılmıştır. Tarih kitaplarında HALZİDİMA olarak geçen bölgenin merkezi KİNABA yani Siverek Kasabası idi.Asurlular dönemine rastlayan bu isimlendirmede bugunkü Siverek'in yerinde olduğu bilinen Kinabu şehri kanlı savaşlara sahne olmuş bir kenttir.

Bazı kaynaklarda Halzi-Luka olarak da gösterilmektedir. Bu bölgeye verilen isimlerden biride Hitit-Asur-Mitanni dönemlerinde KUMMUH bölgesi olarak geçmektedir. Kummuh bölgesi Diyarbakır ile Urfa arasındaki bölgeyi kapsamaktadır. Asur vesikalarında KUTMUKHi olarak geçen bu şehir devletinin yeri, Prof. Dr. Firuzan KINAL'a göre tam olarak tesbit edilmemiştir.Hititlerin bu bölgeden çok sayıda şehir devletleri bulunmakta idi. Siverek bölgesi de batıda Kizzuwadna'ya kadar önemli kent olan İSUWA'ya kadar komşu idi. O dönemlerde adı İSMERİKA olarak geçen Siverek, Mitanni devletinin önemli şehir devletlerinden biridir. Bir süre ARAMi(SÜRYANİ) göçlerine sahne olan Siverek'in özellikle Karacadağ taraflarına Aramiler yerleşmiş ve burası için KİŞYARİ(KAŞYARI)ismini kullanmışlardır.Aramiler bu dönemlerde Siverek'te etnik olmuşlarsa da Asurluluların sürekli baskıları neticesinde bölgenin idaresini onlara terk etmek zorunda kalmışlardır. Aramiler döneminde Süryaniler tarafından ismi şebhabherrak olarak isimlendirilmiştir. Ermenilerin hakim oldukları dönemlerde Sevaverek olarak geçen ismi Arapların eline geçtıkten sonra adı Es-süveyda olarak değişmiştir.Haçlı kontluğu döneminde Siverek'in ismi Sovorak olarak haritalarda yer almaktadır. Genel Tarihçi Urfalı Metaos eserinde Siverek'in ismini Sevaragk olarak vermekte, aynı dönemlerde Ebul Farac ise ismi Sibabarak olarak yazmaktadır. Bizanslar döneminde ise ismi Sebaberak, Severak ve as-suwaida olarak geçmektedir. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Siverek'in ismi bugünkü kullanıldığı şekliyledir.Mezopotamya Bölgesi değişik isimlerle anılmaktadır.

Yunanlı Tarihçiler Dicle ve Fırat arasında kalan sahanın yukarı kısımlarını Yukarı Mezopotamya diye adlandırmaktadırlar. İslam Coğrafyacılarıda bölgeyi ada anlamında(El- Cezire) diye isimlendirmektedir. Ortalarda Urfa, Mardin ve Diyarbakır bölgelerinin en fazla dikkat çektiği, El-Cezire mıntıkasının genel hatlarıyla batısında Şam, batısında Antep, Maraş, ve Malatya, doğusunda Doğu Anadolu Bölgesi, güneyinde ise Irak yer almaktadır. Ebu'l Fida'ya göre bu saha kuzeyda Malatya ve Amid(Diyarbakır) ile başlar, güneyde Anbar'dan Tekrit'e uzanan bir hatla Iraktan ayrılır. El-Cezire bölgesinin en büyüyk şehri Dicle üzerindeki Musul olan Diyar-ı Riba, Fırat üzerindeki Rakka(daha yukarıda Urfa) eksenli Diyar-ı Mudar ve Amid merkezli ve en küçüğü sayılan Diyar-ı Bekir olmak üzere üç mıntıkaya taksim edilir. Bugün El-Cezirenin kuzeyi Türkiye, güneyi ise Irak topraklarında yer almaktadır. Siverek Diyar-ı Mudar şehirlerinden biridir. Coğrafyacılar ve Tarihçiler bu bölgeden bahs ederken kullandıkları "Bilad-ı Şarkiyye" ismi anlam olarak Doğu Vilayetleri kelimelerini karşılamaktadır. Selçuk'lularda Eyyubi'lerde ve Osmanlı'larda kullanılan Bilad-ı Şarkiyye, Doğu Karadeniz Bölgesini dışarıda bırakacak şekilde, Trabzon'dan İskenderun'a çekilecek bir hattın doğusunu ifade etmektedir. Mesela Selahaddin-i Eyyubi'ye göre kuzeyde olmasına rağmen onun 1182-1185 yıllarında gerçekleştirdiği sefer ve fetihler "Şark icraatları" olarak kaydedilmektedir.Aynı şekilde Türkiye Selçuklu Sultanı İzeddin Keykavus'un Haleb şehri öncesinde Urfa ve Harran üzerine yürüyüşü de "Melik Eşrefin elinde bulunan Bilad-i Şarkiyye'ye gidişi..." başlığı altında zikredilmekte ve olaylar anlatılırken Hısn-ı Keyfa(Hasankeyf), Meyyafarikin(Silvan), Amid(Diyarbakır), Ruha(Urfa), Harran, Siverek, Sincar, Halep ve Tell başer gibi yerlerden bahsedilmektedir. Yukarıda coğrafi mekanını tarihi kaynaklar ışığında belirlemeye çalıştığımız Siverek ve çevresi bugün Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Şanlıurfa vilayeti sınırları dahilinde yer almaktadır.

 

 


Tarihi ve Kültürü ile Siverek Kitabindan Alıntıdır.
"Tarihi ve Kültürüyle Siverek"
Ramazan Özgültekin, Hüseyin Demirbag ,Ekrem Akman ,Kadir Sun
Siverek Kaymakamligi Yayinlari No:4 Haziran 2003


 

 

 

 

Yorumlar 

 
# sinan sabri çepik 2009-09-25 10:38 Siverek tarihi konusunda kendi inceleme ve araştırmalarımı kısaca paylaşmak istiyorum.Ermeni kaynaklarda Sevaverak,Sabuk t,Süryani kaynaklarda Sibabarak arap kaynaklarda ise Ess Sinn yada Süveyda olarak geçen sivereğe,Hititl iler Hur ili,Babilliler Karduka ismini vermişlerdir.Kahire de yaşamış Siverekli Muhammed Ali Avni 1897 dogumlu olup Mısır kraliyet kütüphanesi yönetmenidir.Siverek isminin topraklarının kırmızılığından ötürü Sor [kırmızı] ax[tporak] sorax oldugunu süreç içinde söreg e dönüştügünü ileri sürer.
Siveregin bilinen en eski yerleşimi Nasibin[siverek azıklı köyü] dir.kaynaklar nasibin sagir dedikleri bu yeri bir subar şehri olarak adlandırmakta ve bunu sevarak-hısnımansur yolu üzerinde fırat kıyısında göstermektedirl er.kaynaklarda nitibin,nsepin diye geçer.Siverek taşlı köyünde 1939 da bulunan siverek taşlı stelleri İstanbul arkeoloji müzesinde olup M.Ö 10.yy. tarihlendirilme ktedir.
Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
# sinan sabri çepik 2009-10-24 07:28 1800 lı yılların son çeyreğinde Siverek tarihi için önemli bir kaynak olan Vital Cuinet in 1891 yılında Pariste yayımlanmış La Turquie D asie adlı eserinin 2. cildinde ilçemiz Siverekle ilğili önemli ayrıntılar vardır.Vital Siveregin 1880 lı yıllarda nüfüsünün 34.730 oldugunu,bunun 10480 inin müslüman nüfüs[arap,türk vs] 14.000 inin Kürd 532 sinin Çerkes,545 inin arami oldugunu belirtir.Ayrıca 922 yezidi,7000 ermeni,nüfüs oldugunu yazar Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
# sinan sabri çepik 2009-10-24 07:40 Osmanlılar döneminde 1670 yılında Diyarbekir beylerbeyi olan vezir Ömer paşanın Siverek üzerine yürüyüp Karakeçili aşiretini cezalandırma seferine çıktıgını biliyoruz.Bu seferin sonuçları hakkında elimizde detaylı bilğiler yoktur.Ancak Ömer paşanın 1671 yılında seferden döndüğünün ve bu seferin 3 ay sürdüğünün biliyoruz.Başbakanlık arşivi MAD [ Maliye ahkam defterleri] 6786 da kayıtlı 27 sayfalık bu defterde Vezir Ömer paşanın Siverek üzerine yaptıgı sefer Karakeçili ve Oşni seferi adıyla geçmektedir.Anılan defterin gelirler kısmında 35. sırada Siverekten bez akçesi 100 kuruş-Siverekten odun akçesi 28 kuruş-116.sırada Bayki aşiretinden bekir nam kimesne mübaşıre karşı koyup be desti miri mezbur 60 kuruş-127.sırada milli aşiretinden iki aykırı aşirete karışıp ahzolundukda be desti haramlızade 80 kuruş gelir görülmektedir Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
# sinan sabri çepik 2009-10-24 08:02 Muammed ali Avni -[1897-1952]
1897 yılında Siverekte dogan Muhammed ali avni Dumilli Mmehmet Ali Ağanın torunu Abdulkadir avninin oğludur.Babası Abdülkadir AVNİ Siverek müftüsüdür.Bu nedenle ilk öğrenimini siverekte yapan Muhammed ali avni teolojik eğitimini geliştirmek üzere Kahire ElEzher üniversitesine gitti.El-Ezher üniversitesini birincilikle bitirdi.Osmanlı yönetimi geri dönüşüne izin vermeyince Mısırda kaldı.Kısa süre içinde Mısır kraliyet kütüphanesi direktörlüğüne atandı.Bedirhanilerin desteğiyle sürdürülen xwebun hareketi içinde yer aldı.Şerefhanın Kürd tarihini farsçadan arapçaya ,M.Emin Zekinin Tarihi Kürd ü kürdistan adlı eserini kürtçeden arapçaya çevirdi.1952 yılında Mısırda vefat etti
Cevap | Alıntı | Alıntı
 

Site Istatisliki

OS : Linux i
PHP : 5.2.14
MySQL : 5.0.81-log
Zaman : 00:24
Ön bellekleme : Etkisizleştirildi
GZIP : Etkisizleştirildi
Üyeler : 76
İçerik : 1056
Web Bağlantıları : 134
İçerik Tıklama Görünümü : 254531

Site Üyelikleri

Toplam üye sayısı : 75
Son üyemiz : azat
Şu an Bagli üye : 0
Bugün : 0 Kişi üye oldu
Bu Hafta : 0 Kişi üye oldu
Bu Ay : 0 Kişi üye oldu

Siverek.eu istasislik yapılandırma

Kimler Sitede

Şuanda 3 konuk çevrimiçi